CHİNCHİLLA
Chinchilla lanigera nın doğal yaşam alanları
Güney Amerika da Şili, Peru, Bolivya uzanan And dağlarının 3000-4500 metre
yüksekliklerinde küçük mağaralarda ve taş ve kayaların oluşturduğu kovuklardır.
Morfolojik
bakımından sincap, fare ve tavşana
benzer özellikler gösteren Chinchilla lanigera seri hareket eden Küçük
yapılı bir hayvandır. Vücut ağırlığı, 500 -700 g kadardır. Uzunluğu, 25 cm
kadardır. Püsküllü kuyruğu vardır. Kuyrukla birlikte bu uzunluk, 35-40 cm
kadardır. Başı, vücuduna göre çok büyüktür Alt ve üst çenede son derece keskin
dişler, üst dudağın iki tarafında yaklaşık olarak vücudun yarısı uzunluğunda
bıyıkları vardır. Gözleri siyah renkli, kulakları 2,5 cm uzunluktadır. Ön
ayakları arka ayaklara göre daha kısa olup, arka ayakları daha uzun ve
kuvvetlidir. Hayvan ön ayaklarını beslenme sırasında yardımcı organ olarak,
arka ayaklarını da kısa mesafede süratli koşmak için kullanır. Dişiler,
erkeklerden daha ağır ve saldırgandır.
Biyolojik olarak
64 (32 çift) kromozoma sahip olan Chinchillanın yaşamsal istatistiki
bilgileri;
VÜCUT
ISISI ……………………….......……..: 38-39 C, 96.8-100.4 F
NABIZ
(dakikada)…………………………….….: 100-150
SOLUNUM
HIZI(dakikada)……………….….: 40-80 DAKİKA
ERGİN
AĞIRLIĞI …………………….........….: Erkek= 400-500 GR, Dişi= 400-600 GR
YAŞAM
SÜRESİ…………………………….......: 10 - 20 yıl
ERGENLİK
YAŞI.......…………………………….: 8-10 ay
ESTROUS
CYCLE………………………........…: Genellikle 40 gün, MİN 16, MAX 69gün arasında
ALIŞILMIŞ
YAVRULAMA MEVSİMİ…………: Kasım-Mayıs
YAVRULAMA
SAYISI…………………........…: ( 1-6 ) ortalama 2 yavru
YILLIK
HAMİLELİK SAYISI………...…………: 2 DEFA
YENİ
DOĞAN AĞIRLIĞI…………………...……: 35 gram
SÜTTEN
KESİLME………………........……….: 8 Hafta
Çinçilyanın
tüylerinin çok ince olması, liflerindeki renk kompozisyonu ve bir kıl
folikülünden çok sayıda kılın çıkması kürkün taklit edilemez olmasına sebep
olmaktadır. Bu da kürkün değerini artırmaktadır. Bir kıl folikülünden 70-80
adet kıl çıkabilir. Bir çinçilya lifinin inceliği insan saçının 1/20 'si
kadardır. Bu lifler uzunlukları boyunca 3 farklı renk gösteririler. Dip
kısımları mavimsi gri, orta kısımları beyaz, uç kısımları çok az renklidir.
Hayvanlar, post renk kompozisyonu bakımından varyasyon gösterirler. Kül
renginin muhtelif tonları, kıl rengi sarımsı gümüşi açık kahverengi ve nadiren
kirli beyaz renklere de rastlanılır. Renk üzerinde coğrafi bölge ve iklimlin de
etkisi vardır. Örneğin, bir bölgede yazın yakalanan çinçilyalar, kışın
yakalananlara göre daha koyu renkli olmaktadır.
Yumuşacık Tüylü Egzotik
Dost
Dünyada
20 yıl öncesine kadar sadece kürkü için özel çiftliklerde yetiştirilen
Çinçilya, zamanla hayvan dostlarının ilgisini çekerek Avrupa ülkelerindeki
evlere de girmeyi başardı. Çünkü Çinçilya, hem yabani içgüdülerini tamamen
kaybetmedikleri için egzotik, hem de geceleri aktif olması nedeniyle gündüz
çalışan kişilere ideal bir dosttur. Avrupa'da sadece Çinçilyası olanların üye
olduğu fan kulüplerde bu sevimli hayvanlar için değişik aktiviteler
gerçekleştirilmektedir. Hayatta dokunabileceğiniz en yumuşak tüylü hayvan olan
Çinçilyanın pelerinleri İnka uygarlığında "krallara layık" olarak
tanımlanmıştır. Kürk sektöründeki haklı şöhretini evcil hayvan olarak da
perçinlemiş ve ülkemizde hayvansaverlerin yeni gözdesi olmayı başarmıştır.
Chinchilla
(ülkemizdeki telafuz şekliyle Çinçilya, Şinşilya, Çinçilla, Çinçila)
Chinchilla
yaklaşık 35 cm uzunluğu ve ortalama 600gr ağırlığı ile tavşan, sincap ve
farenin bazı özelliklerini bir araya toplayan şirin bir kemiricidir. 20cm
uzunluğundaki kuyruğu ve çok güçlü olan arka bacaklarıyla oldukça iyi
zıplayabilme özelliğiyle biraz da kediyi andırır. Doğada iki farklı chinchilla
türü bulunuyor. Bunlar; kısa kuyruklu Chinchilla Liechtenstein ve uzun kuyruklu
Chinchilla Lanigera'dır. Üçüncü tür olan Kral Chinchilla'nın nesli maalesef
çoktan tükenmiştir. Diğer iki tür de, geçen yüzyıl başında ne yazık ki
yeryüzünden kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Ülkemizde ve dünyada
kürkü için yetiştirilen tür "Chinchilla Lanigera" olarak tabir
edilmiştir. Chinchilla ile aynı renk tonuna sahip olan fakat etlik olarak beslenen
diğer tür Türkiye'de yoktur. Yılda 2 defa doğum yapabilen ve her doğumda
ortalama 2-3 yavru veren Çinçilyanın hamilelik süresi 16 haftadır.
Bilimsel Sınıflandırma
Genel
Tür: Hayvan
Şube: Chordata
Sınıf: Memeliler
Sipariş: Rodentia
Aile: Çinçillagiller
Cins: Chinchilla
Evcil Hayvana Giden Uzun
ve Üzüntülü Yol
Şili,
Peru, Bolivya ve Arjantin'de bulunan And Dağları'nda grup halinde ve
mağaralarda yaşayan bu şirin kemiriciler yumuşacık kürkleri yüzünden aşırı
avlanma sonucunda geçen yüzyıl başında neredeyse doğada nesli tükeniyordu.
"Chinchilla" ismi bu hayvanlara İspanyollar tarafından konulmuştur.
Çünkü İspanyolların tanıdığı "Chincha" adlı yerliler yüzyıllardan
beri bu hayvanları et ve kürkleri için avlıyorlardı. Fakat Çinçilla'nın
neslinin bir ara tükenmek üzere olması Chincha yerlilerinin değil,
Avrupalıların suçuydu. 16. yüzyılda bütün Güney Amerika'yı işgal eden
İspanyollar, yerlilerden haraç toplamaya başlamıştı. 1524 yılında İspanyol
kraliçesi İsabella'ya haraç olarak getirilen Çinçilya kürkünün son derece
beğenilmesi nedeniyle Güney Amerika'ya yerleşen İspanyollar Çinçilyaları
avlamaya başladı. Doğada bulunan Çinçilyaların sayısı avlanma nedeniyle
gittikçe azalıyordu.
Evcil Chinchilla
Chinchilla
evlerimizde ortalama 15 yıl yaşayabilir. Ancak onların bakımı diğer evcil
dostlarımıza göre biraz daha özen gerektirir. Her şeyden önce Çinçilya son
derece sosyal bir hayvandır ve mümkünse çift olarak beslenmelidir. Alışkanlık
edinme duyguları güçlüdür. Kediler gibi tuvaletini belli bir yere yapmayı
tercih ederler. Yavru bir Çinçilya yeni ortamına alışması için en az bir hafta
süre ister. Daha sonra bu hayvanların oyunculuk özelliği öne çıkacaktır. Bu
biraz da sahibinin gösterdiği ilgi ve şefkate bağlıdır. Ses yapması için
kafesine konulacak küçük çan veya çıngırak benzeri oyuncaklar onu sevindirir.
Hatta gazoz kapağından geğişik ouncaklar yapmak mümkündür. Bu şirin
dostlarımızın kemirgen olduğunu hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. Bu nedenle
de eğer evin içinde serbest dolaşmalarına izin verecek isek, mutlaka yaptıkları
davranışlara göz kulak olmalıyız. Biz farkında olmadan ahşap mobilya veya
kabloları kemirebilirler. Elbette Çinçila bunu zarar vermek amacıyla
yapmayacaklardır. Onların da dişlerini bir şekilde bilemek ihtiyacı olduğunu
unutmayınız ve kafeslerinde sürekli küçük bir dal parçası bulundurmalısınız.
Çinçilyanın Özel Tüyleri
Çinçilyanın
bakımında önemle dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Çinçilyalar suda
değil, kumda banyo yaparlar. Her gün akşam üzeri birkaç dakika bu kumda
yuvarlanarak hem tüylerini temizler hem de stres atar. Kum banyosu için özel
bir kum kullanılmalıdır. Kuşlarda kullanılan kum daha keskin olduğu için uzun
vadede Çinçilya tüylerinde kırılmalara neden olabilir. Su yerine kumda banyo
yapmalarının nedeni Çinçilyanın bünyesindeki farklı bir özelliğe bağlıdır. Bu
hayvanların ter bezleri olmadığı gibi, tüy foliküllerinde yağ bezleri de
yoktur. Oysa doğadaki hayvanların birçoğunda yağ bezleri vardır ve yağ
bezlerinin ürettiği yağ tüyleri kapladığı için tüyler su geçirmez olur.
Çinçilyanın yağ bezleri olmadığı için tüyleri suyla temas ettiği zaman bir yün
yumağı gibi suyu emer ve ağırlaşır. Çünkü Çinçilyanın oldukça fazla tüyü
vardır. Bir tüy folikülünden 40-60 arasında tüy çıkabilir! Bu yüzden tüyleri çok
yumuşak olur. Fakat sıcaklığa karşı çok hassastır. 30 derecenin üzerinde ve
nemli bir ortam Çinçilla için risk yaratır.
Çinçilya İle Sürpriz Dolu
Bir Hayat
Çinçilya
besleyen kişi sürprizlere açık, temizlik konusunda aşırı titiz olmayan, esnek
davranan ve çok gülmek isteyen bir insan olmalıdır. Çünkü akşam olduğunda
Çinçilyalar sahibini kesinlikle hem çok güldürür, hem de çok meşgul eder. Hala
yabani ortamdaki içgüdülerini taşıyan bu dostları izlemek büyük bir keyiftir.
Ancak Çinçilya kızdığında biraz dikkatli olunmalıdır. İlginç bir özellik olarak
bu hayvanlar agresif olduklarında iki ayağının üzerine dikelerek karşısındakine
hafif idrar sıçratabilir. Yabani ortamdaki savunma içgüdülerine örnektir bu
hareketleri. Fakat ona doğru dikkatli ve sevecen bakıldığında bu tür
hareketlerle karşılaşılmaz. Çinçilya sabır ve anlayışla hızla ehlileşir.
Yaşlandıkça karakterleri nispeten daha sakinleşir. Daha çok okşanmaktan ve
kuytu yerlerde uyumaktan hoşlanırlar. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta
da kuşlarla ilgilidir. Çinçilyanın doğadaki düşmanlarından birisi de kuşlar
olduğu için aynı ortamda bulunmaları tavsiye edilmez.
Beslenme
Çinçilyalar
kemirici hayvanlardır ve kesici dişleri ile çok sert yemleri bile
parçalayabilirler. Bu kesici dişler sürekli diğer kemirgenlerde olduğu gibi
sürekli büyüme eğilimindedir. Bu büyümeyi kontrol altına alabilmek için
hayvanlara sert yiyecekler verilmelidir. Aksi takdirde hayvanlarda dişler
giderek büyüyeceğinden hayvan, yem yiyemez olur ve dişlerin törpülenmesi
gerekir. Bu, hem ek işçilik getirir ve hem de hayvan için stres kaynağı olur.
Çinçilya
tek midelidir. Ancak, tavşanlar gibi sindirimde rol oynayan çok gelişmiş kör
bağırsağı vardır. Burada bulunan protozoalar ve bakteriler sayesinde selüloz
sindirilebilir. Kör bağırsak, mideden hemen sonra gelen onikiparmak
bağırsağının hemen arkasında yer alır. Buradan geçen besin maddeleri, önce kör
bağırsağa oradan da ince bağırsağa geçer. Ergin bir çinçilyada barsak uzunluğu,
3 m'dir. Bağırsağın uzun olması, besin maddelerinin sindirilme oranlarını
artırır. Çinçilyada besin maddeleri 24 saat boyunca sindirim sistemlerinde
kalır. Çinçilya, zor sindirilebilir besin maddelerine ihtiyaç duyar.
Eğer
kolay sindirilebilir yemler verilirse, bağırsaklar işlevlerini tam olarak
yerine getiremez. Bu nedenle, çinçilyaya doğaları gereği zor sindirilebilen
fakat, besin madde gereksinimlerini karşılayacak yemler verilmelidir.
Besin Madde Gereksinimleri
Diğer
kürk hayvanlarında olduğu gibi; besin maddelerine gereksinimleri olduğu, besin
maddesi yetersizlik veya dengesiz beslenme koşullarında hemen hemen aynı
karakterde semptomlar meydana gelebileceği söylenebilir.
Çinçilya rasyonunun;
ortalama
%
15-20 protein,
%
4 yağ,
%
20 selüloz,
%
45 azotsuz öz maddeler
%
6 ham kül ile 0.1 -0.4 mg B1 vitamini
içermesi gerektiği, C vitamini ile B2 vitaminine gereksinimi olmadığı
bildirilmektedir.
Çinçilya,
yemler, tohumlar, kuru ve yeşil otlar, yosun ve likenler ile bazı meyvelerden
özellikle bodur ağaç meyvelerinden çok hoşlanır. Yemlerini akşam üzeri ve gece
yer. Çinçilyalar için örnek diyet aşağıdaki oranlarla hazırlanır ve bu
karışımdan günde 25-30 gr arası verilerek beslenir.
Standart Yem Formülü ( 100
kg için )
10
kg. Yonca unu veya GRANÜL şeklinde değişik otlar
25
kg. Kaliteli bir kuzu yemi
15
kg Yulaf
12
kg. Kırılmış mısır
12
kg. Kırılmış buğday (elek altı da olabilir)
10
kg. Kaba kepek
6
kg. Kuru üzüm (elek altı da olabilir), mümkünse yıkanıp tekrar kurutulmalı
5
kg. Çiğdem (kaliteli ve dolgun)
1
kg. Kabak çekirdeği (küçük ve tuzlu)
2
kg. Fiğ (kırılmış olması tavsiye edilir)
2
kg. Burçak
Beslenmede Önemli Noktalar
Hayvanlara
kesinlikle nemli, küflü, bayat ve bozuk yiyecek ve su verilmemelidir. Bu tür
yanlış beslenme sonucunda sindirim sisteminde meydana gelecek bozukluklar kısa
bir süre içerisinde ölümle sonuçlanabilir.
Çinçilya
yetiştiriciliğinde amaç hayvanın semirmesi değil, kürk kalitesinin yüksek
olmasıdır. Aşırı beslenme hayvanın vücudunda yağlanmaya neden olur ve kürk
kalitesini düşürdüğü gibi yavruların iri doğmasına ve doğum esnasında annenin
ölmesine neden olabilir.
Çinçilya kemirgen bir hayvan olduğu için doğası gereği
devamlı bir şeyler kemirmek zorundadır. Bu kemirme işlemi diş fırçalama ve
dişleri bileme görevi görür. Uzun süre bir şey kemirmeyen çinçilyanın dişleri
körelir ve besinleri rahat yiyemez. Kemirmesi için kafeslerinde mutlaka kabuğu soyulmuş , yaklaşık 10 cm boyunda ,
budaksız dal parçaları olmalıdır. (elma
veya armut)
ÜREME
Çinçilyalar
yılda iki doğum yaparlar ve her batında iki yavru verirler. Yılda 3 batın
alınması mümkün olmasına rağmen bu durum anaçları aşırı yıpratmaktadır.
Çinçilyaların kızgınlık süresi 2-3 gündür. Fakat, bunlar daha çok kızgınlığın
ilk saatlerinde çiftleşirler. Kızgınlığın en önemli belirtisi vulva nemlenmesi
ve vulvadan bir akıntının gelmesidir. Bir diğer önemli belirti de 1 cm
uzunluğunda beyaz ve kauçuk niteliğinde bir oluşumun ortaya çıkmasıdır.
Çiftleşme, kızgınlık boyunca bir kaç kez tekrarlanabilir. Bu, erkeğin
canlılığına ve isteğine bağlıdır. Erkeğin, çiftleşme sırasında çıkardığı özel
sesler ve yaptığı hareketler diğer dişilerde de kızgınlık göstermesine yol
açar.
Genel
olarak çinçilyaların Kasım ve Ocak aylarında daha çok kızgınlık gösterdikleri,
111 gün süren gebelikten sonra Nisan ve Mayıs aylarında yeniden
çiftleştirildikleri ve yine Ağustos ve Eylül aylar yeniden doğurdukları
gözlenmiştir. Böylece, hayvanlardan yılda iki kez yavru alınabilir. Çinçilyanın
gebelik süresi, 111 gündür. Çiftleşmeden sonra, gebelik olmamışsa yaklaşık 36
gün sonra tekrar kızgınlık görülür. Gebeliğin kontrolünün ilk yolu, bir sonraki
kızgınlık dönemine bakmaktır. Hayvan çiftleştikten 4-5 hafta sonra kızgınlık
göstermiyorsa gebe olduğu anlaşılır.
Bir
diğer yöntemse, anaçları tartmaktır. İlk kez gebe kalan ,genç bir dişide
çiftleşmeden kısa bir süre sonra ağırlık artışı görülür. Kızgın ve çiftleşen
dişilerin, haftalık tartım yapılarak gebelikleri kolayca anlaşılabilir. Ancak,
yaşlı anaçlar doğumdan sonra gebelik sırasında aldıkları kiloların bir kısmını
korudukları için tartımla gebe oldukları anlaşılamaz. Bu fazla ağırlık, yavaş
yavaş azalarak, yeni bir gebelik halinde, gebeliğin ortalarından sonra tekrar
ağırlık artışı görülür.
Dişilerde
ilk kızgınlık, 4-5 aylıkken gözlenir. Ancak, damızlıkta ilk kullanma yaşı 7-8
aydır. Hayvanlar, kızgınlık gösterdiklerinde ve doğum yaptıklarında dikkat
edilmesi gereken bir konu da kum banyosudur. Bu dönemde hayvanlara, kesinlikle kum banyosu yaptırılmamalıdır.
Çünkü, banyo kumunun içine katılan mantar ilacı kızgınlık veya doğum sebebi ile
açılmış olan vulvadan içeriye girip çeşitli enfeksiyonlara sebep olmakta ve
hatta hayvanı öldürebilmektedir.
Sağlıklı
bir dişi çinçilyada doğum sorunsuz geçer. Doğumların büyük bir kısmı sabah
06:00-10:00 arasında gerçekleşir. Öğlenden sonra doğumun olma olasılığı, %1'den
azdır. Doğumdan sonra ana, plasentasını yer. Bu olay, ananın süt verimini
artırdığından engellenmemesi önerilir.
Doğan
yavrular tüylü, gözleri açık ve tamamen ıslaktır. Yavruların kuruması için ana
veya babanın sıcaklığı gerekir. Doğum sonrası sıcaklık, 15°C ‘nin altına
düşerse üşütme ve akciğer iltihaplanmaları ile karşılaşılır. Yeni yavrular, anaçlarının aksine çok canlı
ve hareketlidir Ama; bazı durumlarda doğan yavrular hareketsiz olup, ölmüş
hissini verebilirler. Genel olarak, bu hayvanlara hareketlilik kazandırmak
gerekir. Bunun, için yavrular hemen kafesten alınıp 30 °C’lik suya başı
dışarıda olacak şekilde daldırılırlar. Vücutlarına, önden arkaya doğru elle
masaj yapılan hayvanlar canlılık kazanırlar. Bu süre, 15-30 dakikadır. Ortalama
doğum ağırlığı 40-50 g'dır.
Dış
görünüşüne bakarak çinçilyanın dişi mi erkek mi olduğunu anlamak neredeyse
imkansızdır. Cinsiyetini belirlemek için doğan yavru en az 2-3 haftalık
olmalıdır. Organları bitişik ise dişi, aralarında yaklaşık 1 cm. mesafe
bulunanlar ise erkektir.
SAĞLIK
İSHAL
Belirtisi:
●
Sızıntılı, yumuşak ve yapışkan dışkılama
Muhtemel
Nedenleri:
●
Küflenmiş saman tüketimi
●
Yosunlanmış su tüketimi
●
Zararlı ve içerikçe çok zengin beslenme
●
Ortam değişiklikleri
Önlemleri:
●
Sular günaşırı değiştirilmeli. Suyuna 0.5-1 gr / litre olacak şekilde tuzlu su
vermek olumlu sonuç vermektedir.
●
Yemlerin taze ve küfsüz olmasına dikkat edilmeli.
●
İshalin kaynağı aranmalı (Yer değişiminden mi, beslenme yanlışlığından mı yoksa
bir parazitten mi)(Parazit ciddi sonuçlar doğurabilir!)
●
Yem olarak yalnızca yonca samanı yada elma verilmeli ve değişim gözlenmeye
çalışılmalı.
●
Yine de hayvanın sağlığında olumlu bir gelişme görülmezse bir veterinere
başvurulmalı
KABIZLIK
Belirtileri:
●
Küçük, kuru ve kokulu dışkılama
●
Dışkıda puanlı deformasyon
Muhtemel
Nedenleri:
●
Öğün sayısının yada öğündeki yem miktarının fazla olması, aşırı beslenme
●
Uygunsuz yem içeriği
●
Yetersiz egzersiz
Önlemleri:
●
Beslenmende su, kuru saman yada yonca oranı artırılmalı
●
Gerekirse 1-2 tane kuru üzüm verilmeli
●
Hayvanı kafesinden çıkarıp serbest hareketini yapabileceği daha geniş bir
ortama koymak yararlı olabilir
●
Hayvanın sağlığında bir gelişme görülmezse bir veterinere başvurulmalı
NOT:
Bazı durumlarda kıl kütleleri sindirim borusunda takılı kalıp kabızlığa neden
olabilmektedir. Böyle bir durumla karşılaşılırsa hayvana papaya (kavunağacı)
suyu yada ananas suyu verilmelidir.
BAĞIRSAK SARKMASI
Nedeni:
●
Kabızlığın son derece tehlikeli sonucudur. Hayvan dışkısını dışarıya
bağırsağıyla birlikte atar.
En
kısa sürede veterinere başvurulmalıdır. Bu hayvan için hayati bir tehlikedir.
KARIN ŞİŞLİĞİ
Belirtisi:
●
Hayvanın karın bölgesinde şişlik
●
Kafes altlığının kontrolünde dışkının sümüksü, gözenekli ve kötü kokulu olması
Önlemler:
●
Hayvana daha fazla egzersiz yaptırılmalı (Kafesinden çıkarılıp serbest
hareketini yapabileceği daha geniş bir ortama konulmalı)
●
Bir gelişme görülmezse veterinere başvurulmalı.
ANİ KRİZLER-KRAMPLAR
Belirtileri:
●
Titreme
●
Kasılı ve hareketsiz kalma
Muhtemel
Nedenleri:
●
Kalsiyum eksikliği (Kalsiyum eksikliğinde dişler beyazlar. Hamile ve emziren
dişilerde sık görülür)
●
B Vitamini eksikliği
●
Stres
●
Genetik yapı
Önlemleri:
●
Hayvanın kendini yaralaması önlenmeli
●
Hayvan sıcak tutulmalı
●
Kısa zamanda veterinere başvurulmalı
DİŞ PROBLEMLERİ
Belirtileri:
●
Yemeden kesilme
●
Yemi ağızdan düşürme
●
Salya akıtma
●
Kötü nefes alıp-verme
Muhtemel
Nedenleri:
●
Diş uzaması
●
Diş kırılması
●
Genetik yapı
●
Dişlerin keskinliğinden dil yaralanmaları
Önlemleri:
●
Hayvanın kemirmesi için ağaç dalı konmalı ve hayvanın kemirmekten hoşlandığı
ağaçlar seçilmelidir. (Kolay temin edilebilen elma olabilir. Ayrıca ytong tuğla
parçaları da kullanılabilir)
●
Hayvanın dişleri beyazsa kalsiyum verilmeli
●
Dişlerin düzeltilmesi yada törpülenmesi için dişçi bir veterinere başvurulmalı
KARACİĞER PROBLEMLERİ
Belirtileri:
●
Sırttaki kamburun daha da belirginleşmesi
●
Sürekli bir kilo kaybetme eğilimi olması
●
Karaciğer hasarı ya da bağırsak iltihabı kronikleşen bir hastalığın
habercisidir
Muhtemel
Nedenleri:
●
Uygunsuz beslenme
●
Fazla yağlı ve şekerli beslenme
Önlemleri:
●
En kısa zamanda bir veterinere başvurulmalı
●
Yem içeriği ve öğünler tekrar gözden geçirilmeli
MANTAR-DIŞ PARAZİT
Belirtileri:
●
Kürkte tüy dökülmesi
●
Kulak ve burunda yaralar
●
Deride tüylerin altında benekler
Muhtemel
Nedenleri:
●
Hastalıklı bir hayvana temas
Önlemleri:
●
En kısa zamanda bir veterinere başvurulmalı
●
Seyreltilmiş dezenfektan yada alkol kullanılabilir.
●
Kafesler klor yada başka bir dezenfektan ile temizlenmeli ve güzelce
durulanmalı. Kurutulmadan hayvanlar konmamalıdır.
●
Hastalık bulaşma ihtimaline karşı diğer hayvanlar kontrol edilmeli
●
Hayvanlara dokunmadan önce eller mutlaka yıkanmalı
BAYILMA
Belirtileri:
●
Hayvanın hareketsiz yatması
Muhtemel
Nedenleri:
●
Kötü havalandırma
●
Yüksek sıcaklık
●
Güneş ışığına maruz kalma
●
Yeterince su içmeme
Önlemleri:
●
Hayvan hemen serin bir yere alınmalı ve sıcaklık kaynağından uzaklaştırılmalı
●
Su yada hafif tuzlu su verilmeli
●
Hayvan ıslak bez yada havlu ile serinletilmeli
●
Kesinlikle soğuk suya sokulmamalı. Bu felce sebep olabilir!





Yorumlar
Yorum Gönder